Telif Hakkı © 2010 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır. |
Kullanici Girisi |
E-Kadınca.com
Televizyon izleyicisinin gazete- kitap-dergi-internet sitelerinin okuyucusundan çok daha fazla olması, etkisinin çok daha fazla olması anlamına gelir. Toplumu bu denli etkileyen bir iletişim aygıtının da etkisi ağırlığınca olmasa da kendisini ciddi bir eleştiriye tabii tutması gerekliliğinin bir göstergesidir. Medya mensupları, patronları başka işlerle meşgul oldukları için böyle bir öz eleştiri yapmalarını beklemek anlamsız olur. Kontrolsüz yayınları, ayrımcılığa iten dizi diyalogları, suça teşvik eden haberleri ile medya (böyle giderse) hem akademik sahaya hem de yazarlara çok malzeme verecek gibi. Bahsettiğim medyanın malzeme ettiği cinayetler, tecavüzler, gasplar değil… Bahsettiğim medyanın dili… 2000’li yılların başından beri medyada bir televole ağzının oluşması bu ağzın gençlerin diline sonraları da yaşamına girmesi çok tartışıldı, düşünüldü… "Televole Dili ve Istakoz Zehirlenmesinden Dilin Kirlenmesine” “ Ekrandaki Akıl Sürçmesi”… Türkiye, ekranlarda soyunuyor, adeta pornografik bir eda ile kendinden çok uzağa savruluyor.” Ekrandaki akıl sürçmesini bugün daha iyi gördük. Cem Garipoğlu’nun teslim oluşu, mahkemeye çıkarılışı, maktulün ailesinin acısı, testere, sperm, kan, gitar kutusu… Evet ana haberler bugün yani 17-09-2009’da şiddetin pornografisiyle bültenlerine başladılar. Neydi yaptıkları? Habercilik, gazetecilik gibi mesleklere yönelen gençlerin ayrı bir eğitimden daha geçmesi gerekir diye düşünüyorum. Bu kişiler, hayatın sınırlı olduğunun ve birgün sona ereceğinin daha çok farkında olmaları gerek . Aaa evet onlar ölümün farkında kan, cinayet, şiddet vs… o neleri görüyor, adliye hastane muhabirleri vss… |
| Subscribe Mailing List: |
| |||
| |||
| |||
| |||
| |||
Telif Hakkı © 2010 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır. |
Kullanici Girisi |